29 Nisan 2014 Salı

Blounuzun Gelişip Gelişmediğini Gösteren 6 İşaret

“Blogum ne durumda? İyi yolda mıyım?” gibi sorularla çok çok muhattap oluyorum. Bu sorulara cevap vermek ok zor. Çünkü cevap her bblog için farklıdır ve bu cevabı verecek olan tek kişi o blogun sahibidir.

Aşağıda blogunuzun gelişip gelişmediğini ölçümlyeceğiniz bazı verilerden ve bu verilere nasıl ulaşabileceğinizden bahsettim. Böyece herkes blogunun bir önceki aya ve bir önceki yıla göre ne durumda olduğunu, gelişm gösterip göstermediğini ölçümleyebilir.

gelişim
Blogunuzun gelişip gelişmediğini gösteren 6 işaret:

 

1. Inbound Linkler

 

Blogunua verilen linkler arama sonuçlarındaki sralamanız açısından çok önemli olduğu gibi blogunuzun gelişip gelişmediği konusunda da size bazı fikirler verebilecek bir veridir. Düz mantık kurarsak blogunuzu veya yazılarınızı beğenen insnlar, kendi bloglarında sizden bahseder veya bir şekilde size link verirler. Bunlara inbound link denirr ki bu şekilde başkalarının sizden bahsetmesiyle kazanılan linkler blogunuzun geliştiğine, popüülerleştiğine bir işrettir.

Kazandığınız veya kaybettiğiniz linkleri kolayca görüp karşılaştırma yapabileceğiniz Ahrefs ve MajesticSEO gibi araçlar var ama bunlar kazandığınız linklerin yanı sıra bizzat inşa ettiğiniz linkleri de gösterdiğinden sağlıklı sonuç vermeyecektir. Dolayısıyla manuel yöntemleri denemenizi öneririm.

Manuel yöntemlerin başında ise Google Web Yöneticisi Araçları geliyor. Google Web Yöneticisi Araçlarında oturum açtıktan sonra blogunuzu seçip soldaki menüden Arama trafiği > Sitenize bağlantılar bölümünden blogunuza gelen linkleri görebilirsiniz. Bu bölümü zaman zaman inceleyerek gelen link sayısında artış olup olmadığını öğrenebilirsiniz.

 

2. Yeni Kullanıcılar/Oturumlar

 

Google Analytics kısa bir süre önce veri isimlerinde değişikliğe giderek ziyaret yerine Oturum, ziyaretçi yerine ise kullanıcı kelimesini kullanmaya başladı. Blogunuzun gelişmiyle doğrudan ilgili olan yeni ziyaret ve ziyaretçilere Google Analytics’den bakacağımız için bu isimleri kullanmayı tercih ettim.

Blogunuz gelişiyorsa sosyal medyada, diğer bloglarda, forumlarda hatta arkadaş sohbetlerinde sizden bahsediliyordur. Bu da popülerliğinizin ve tanınırlığınızın arttığı anlamına geliyor. Yani blogunuza yapılan yeni ziyaretler ve ziyaretçiler artacaktır. Google analytics’den yeni oturum ve kullanıcı sayılarını önceki tarihlerle kıyaslayarak blogunuzun gelişiğ gelişmediği konusunda fikir sahibi olabilirsiniz.

Google Analytics’de yeni kullanıcı ve oturum sverilerini görmek için sırasıyla şu adımları izleyebilirsiniz:

- Soldaki menüden Kitle > Genel bakış bölümünü açın
- Ortadaki Genel bakış yazan yerin altından metrik olarak Oturum veya Kullanıcıları seçin
- Sağ üst taraftaki tarih bölümünden Şununla karşılaştır kutucuğunu işaretleyip Önceki dönemi seçin ve uygula deyin
- Gelen grarfikte mavi renkli çubuk son dönemi, turuncu renkli çubuk bir önceki dönemin verilerini gösterir.

 

Bu grafikten gün gün değişimleri karşılştırabileceğiniz gibi grafiğin altındaki tabloladan kullanıcı ve oturum sayısındaki toplam değişimin ne yönede olduğunu da görebilirsiniz. %10 artmış ve %5 azalmış gibi…

3. Abone Sayısı

İnsanlar blogları düzenli takip etmek ve yeni yazıları kaçırmamak için abone olurlar. Bloglara abone olmanın çeşitli yolları olmakla birlikte bunlar arasında en yagınları RSS beslemeleri ve e-posta aboneliğidir. Bunların dışında Google Friend Connect, Bloglovin gibi yöntemler de kullanılsa RSS verilerini ölçümleyebildiğimiz için onlardan bahsedeceğim.

Yazılarınız beğenildikçe insanlar sonraki yazılarınızı merak edecek ve kaçırmamak için yukarıda bahsettiğim abonelik yöntemlerinden birini tercih edeceklerdir. Yani blogunuzun abone sayısı ile gelişim seviyesi doğru orantılıdır.

RSS abonelerinizdeki değişimi görmek için Feedburner aracını kullanıyor olmanız gerekir. İnsanları Feedburner aracılığıyla RSS beslemelerinize abone yaptıktan sonra FeedBurner hesabınıza girip Feed Stats > Subscribers bölümünden tüm günlerdeki abone sayısını görebilir ve artış mı azalış mı olduğunu kontrol edebilirsiniz.

4. Yorumlar

Yazılarınıza yapılan yorumların blogunuzun kalitesiyle, iyiliğiyle, kötülüğüyle hiç bir ilgisi yoktur aslında. Zira günlük binlerce ziyaretçisi bulunan, ödüllü ama yazılarına 1-2 yorum zor alan çok iyi bloglar var takip ettiğim. “Peki listeye neden koydun?” diye sorabilirsiniz. Yorumlar blogunuzun değil ama yazı tonunuzun, iletişim becerinizin ve etkileşim oranınızın geliştiğine bir işaret olabilir.

İnsanlar hangi bloglara yorum yazar? Kendimden örnek vermem gerekirse öncelikle iletişim içinde olduğum, samimiyetine inandığım arkadaşlarımın yazılarına destek verici yorumlar yazdığımı söyleyebilirim. Bunun dışına hiç tanımamama rağmen yazısını takdire değer bulduğum kişilere tebrik ve teşekkür mahiyetinde yorumlar yazıyorum. Üçüncü olarak da ilgi alanımda yazılmış ve tartımaya açık yazılara fikrimi belirten yorumlar yazıyorum.

Kısacası blog yazılarınıza yapılan yorumların artması, insanlara “dokunabildiğinizin” bir işaretidir ve bu da bir blog yazarı olarak geliştiğinizi gösterir bence.

5. Sosyal Paylaşımlar

Sosyal paylaşımlardan kastım yazılarınızın veya blogunuzun sosyal ağlarda paylaşılması. Sosyal paylaşımlar için söyleyeceklerim de 1. maddede inbound linkler ile ilgili söylediklerimden çok da farklı değil aslında. İnsanlar yazılarınızı beğenip faydalı buldukça, sosyal medya hesaplarında faydalı bulurlar ki bu da blogunuzu geliştirdiğinizin bir işaretidir.

Sosyal medyadaki görünürlüğün kolayca ölçülmesini sağlayan profesyonel araçlar var fakat bunlar ajasnslar için piyasaya sürülmüş ücretli araçlar oldukları için size tanıtmayacağım. Onların yerine sosyal medya paylaşımlarını ölçebileceğiniz öanuel yöntemlerden bshsedeceğim.

Öncelikle blog yazılarınızın altına ekleyebileceğiniz ve sosyal ağlardaki paylaşım sayılarını da gösteren sosyal paylaşım eklentilerini önereceğim. Bu eklentilerdi eklediğinizde insanların yzılarınızı sosyal ağlara paylaşmasını kolaylaştıracağınız gibi hangi sosyal ağda kaç kez paylaşıldığını görebilirsiniz.

İLinci olarak ise SharedCount isimli ücretsiz bir araçtan bahsedeceğim. Bu aracın adres satırını her hangi bir yazınızın URLsini yapıştırıp analiz ettiğinizde Facebook, Twitter, Google+, Pinterest, LinkedIn gibi ağlarda kaç kez paylaşıldığını kolayca görebilirsiniz.

6. Hedefler

Yukarıda ki 5 madde tartışmaya açık maddeler. Hatta bazı durumlarda hiç bir şey ifade etmeyebilir o veriler. Fakat bizzat sizin koyduğunuz hedefler ve belirlediğiniz süre içinde bu hedeflere ne kadar yaklaştığınız, bu konun özeti ve en önemli maddesidir.

Geçmşite blogların başarısının nasıl ölçüleceği ile ilgili kısa bir yazı yazmıştım. Orada daüzerinde durduğum bir fikir vardı. Başarı görecelidir ve kişiden kişiye değişir.Hedeflerinizi gerçekleştirdiğiniz kadar başarılısınız!

Bu fikrimin arkasındayım ve blogunuzun gösterdiği gelişimin de en iyi hedeflerinize ne kadar ulaştığınızla ölçülebileceini düşünüyorum.

Blogunuzu oluşturduğunuz ilk gün “sıfır” noktasındasınız. İşte o gün kendinize belli periyolar için bazı hedefler koyarsınız. Örneğin ilk 1 ayda 10 yazı yayınlamak, ilk 1 haftada günlük ziyaretçi sayısını 20’ye çıkarmak… gibi. Günü geldiğinde ise hedeflerinize bakar ve ne kadarını gerçekleştiriğinizi kontrol edersiniz. Eğer hedefinize ulsştıysanız başarılısınızdır ve büyük gelişim göstermişsinizdir. Eğer ziyaretçi sayınızı 20 hedefleyip 5’te kaldıysanız çok az bir gelişim göstermşsinizdir.

Başlangıçta elinizde hiç bir veri olmadığı için hedef belirlmek zordur. Fakat blogunuz birkaç ay yayında kalıp elinize bazı veriler geçtikten sonra hem hedef belirlemek hem de blogunuzun gelişip gelişmediğini ölçmek çok daha kolay olacaktır.

 

Konuyla ilgili fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim. Hepinize iyi bloglar dilerim!

25 Nisan 2014 Cuma

Türkiye'nin Sosyal Medya İstatistikleri

Bu yazı Emre Öklük tarafından Blog Hocam için yazılmıştır.

Facebook, Twitter gibi sosyal medya araçlarının en aktif kullanıldığı ülkelerden biri olan Türkiye, resmen  bu alanda madalya kazanmaya hak kazanmış bir durumda. Yapılan araştırmaların ortaya çıkardığı sonuçlar inanılmaz derecede hayret verici. Dönemin teknolojisiyle bu kadar iç içe olmak ilk bakışta heyecan verici, umutlandırıcı gibi görünse de bana göre işin aslı pek de öyle değil aslında.

Türkiye İstatistik Kurumu Hanehalkı Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması 2013 verilerine göre 16-74 yaş grubu bireylerin yüzde 39,5'i interneti haftada en az bir defa kullanıyormuş. Aynı yaş grubunda internet kullanan bireylerin arasında düzenli internet kullanım oranı ise yüzde 91,6. Financial Times'a göre ise Türkiye'de internet kullanıcısı sayısı 36,455,000.

Gerçekten de hayret verici değil mi? 75 milyon nüfüsa sahip bir ülkede 36 milyonun üzerinde birey interneti aktif bir şekilde kullanıyor. Bir de bu 36 milyon insanın interneti ne amaçla kullandığına bakalım isterseniz.

Webrazzi sitesinin aktardığı bilgilere göre Foursquare'da Türkiye, ABD'den sonra dünyada en çok check-in yapılan ikinci ülkeymiş. Bu sonuçla görülüyor ki Türkiye, yoğun nüfüslu, internetin aktif kullanıldığı Avrupa ve Asya ülekelerini bu konuda geride bırakmış.



36 milyon internet kullanıcısının yüzde 31.10'u ise Twitter kullanıyormuş. İşte en hayret verici nokta bu ki, bu istatistik Türkiye'yi dünyada Twitter kullanımında birinci sıraya yerleştirmiş. Bu yüzde rakama döktüğümüzde Türkiye'de 11 milyon 337 bin Twitter kullanıcısı olduğunu gösteriyor. TTNet tarafından yapılan araştırmaya göre ise geçtiğimiz Şubat ayında Türkiye'de Facebook kullanıcı sayısının 32 milyonu aştığı belirtilmiştir. Google+ kullanıcısı 1 milyon, Twitter kullanıcısı 6 milyon ve Linkedin kullanıcısı 1 milyon civarındadır.

Önceden lüks olarak görülen bilgisayar ve internet artık çoğu insanın sadece elini çebine atarak ulaşabileceği bir konumda ve ülkemizde bu imkanı kullanan birey sayısı oldukça fazla. Bu noktada ortaya çıkan soru ise internet veya sosyal medyanın ne derecede olumlu kullanıldığı.

Türkçe web sitelerine bakacak olursak blog çöplüğünden geçilmiyor, kopyala yapıştır yayıncılık almış başını gidiyor, Facebook, Twitter ve Foursquare'da insanların ne yaptığı, ne yeyip içtiği ve nereye gittiğinden başka bir şey önemli değil. (Bir de ülkesini sanki sosyal medya üzerinden kurtaracağını düşünen işgüzarlar var ya; o konuyu hiç açmayın işte.) Bana soracak olursanız kullanmış olmak için kullanmaktan başka yaptığımız bir şey yok interneti. Eğer biz, interneti gerçekten verimli kullansaydık Twitter'da değil de Türk yapımı bir sosyal paylaşım sitesinde rekor kırmış olurduk. Ya da android ve IOS markette en çok indirilen uygulama Türk yapımı bir sosyal paylaşım uygulaması olurdu. Veya başka bir şey.

Neyse, buradan sonra yorumu sizlere bırakıyorum. Bu yazımda konuyla ilgili istatistikleri sizlere sunmak istedim, eğer ülkemizde internet kullanımının verimliliğiyle ilgili bütün yorumlarımı merak ederseniz Türkiye'nin İnternetle İmtihanı adlı yazımda naçizane bir kaç fikrime ulaşabilirsiniz.

Saygılarımla
 
Yazar Hakkında: Yaklaşık üç senedir kişisel blog yazarlığı ' yapmaya çalışmaktayım '. İlk defa bu kadar kararlı ve düzenli olarak Nisan 2014'te emreokluk.com adıyla oluşturduğum blogumla blog dünyasına adımımı atıyorum. Kişisel, her telden yazılarımı blogumda sunmaktayım.

Blog: emreokluk.com
İletişim: oklukk@gmail.com

23 Nisan 2014 Çarşamba

Mali Müşavirlik & Muhasebe Blogu

Limited, anonim veya şahış farketmez, şirket kuruluş işlemleri gerçekten şirket kuracak kişilerin yapacağı işler değil. Noteriydi, vergi dairesiydi, ticaret sicil kaydıydı derken kendinizi prosedürlerin ve resmi işlemlerin içinde boğulurkren bulabiliyorsunuz.

 

Bu işlemleri kolayca ve eksiksiz yapabilmek için bir mali müşavirle çalışmanız şart. Sadece mali müşavirle de bitmiyor. Mevuatları, kanunları, prosedürleri takip etmeli ve bilinçli harket etmelisiniz. Bu yazıda tanıtacağım blog olan malimusavirx.net sitesi de tüm bu konuları takip etmenizi sağlayan faydalı bloglardan biri.

 

mali müşavir

 

Hepimiz Birer Girişimci Adayıyız

 

İnternette dünyayı birkaç yıl geriden takip ettiğimiz bir gerçek. Dünyada internet alanında trend olan şeyler, 5-10 yıl içerisinde bizde de patlıyor. Bunun sayısız örneği var. Dünyada blogların geldiği noktaya baktığımızda, kısa zamanda bizde de blogların birer küçük işletme olarak tanımlanacağını öngörmek zor değil. Bundan 10 yıl sonra bazılarımız homeofis olarak evden blog yazacak, bazılarımız da işi büyüterek şirketleşecek. İşimizin çapı ne olursa olsa olsun mali müşavir ve muhasebeci hizmetine ihtiyacımız olacak.

 

Mali müşavirler devletle aranızdaki ilişkileri yönetecek, sizi prosedürlerle ve evrak yüküyle uğraşmaktan kurtaracak kişilerdir. Bu yüzden bir mali müşavirle çalışırken seçici davranmalısınız.

 

Yukarıda bahsettiğim malimusavirx.net sitesi, pratik bilgiler ve haberlerin yanı sıra mali müşavirlik ve muhasebe hizmetleri de vermektedir. Verdikleri hizmetlerden kısaca bahsetmek gerekirse:

 

- Şirket kuruluş işlemleri

- Muhasebe hizmeti

- Danışmanlık hizmeti

- Vergi beyannameleri  (KDV, Muhtasar, Gelir, Kurumlar Vergisi)

- Ücret bordrosu ve SGK işlemleri (SSK)

21 Nisan 2014 Pazartesi

Daha Fazla Retweet Almanın Yolları

Blog Hocam’ın Twitter hesabını takip edenler çok aktif olmadığımı bilirler. Kişisel bir hesabım olmadığı için Twitter’a mobil cihazlardan da bağlanmıyorum. Blog  Hocam’da yayınlanan yeni yazıları, gelişmeleri, beğendiğim içerikleri, bazen de o an aklıma gelen bir ipucunu paylaşıyorum.

 

Attığım tweetlerin hemen hepsi dijital dünyayla ilgilenenlere yönelik olsa da bazıları defalarca retweet ediliyor, bazılarında ise paylaştığım link bile tıklanmıyor.

 

İnternette bulduğum çeşitli Twitter analiz araçlarını (ilerleyen zamanlarda bu araçları paylaşacağım) kullanarak en çok retweet edilen tweetlerimin listesi çıkardım. Bu tweetleri inceledim ve neden diğerlerinden çok retweet edildiklerini anlamaya yönelik bir çalışma yaptım.

 

Benim gibi kişisel değil, blogu için Twitter hesabı olan ve bu yönde tweetler atan kullanıcıların daha fazla retweet almaları için önerilerim…

 

retweet

 

1. Mention Kullanın

 

Tweetlerde mention kullanmak, o tweetin viral etkiyle yayılmasını sağlayabiliyor. Ünlü bir Twitter kullanıcısından veya binlerce takipçisi olan bir kuruluştan bahsederken o hesabı mentionladığınızda retweet edilme ihtimali çok yüksektir.  Retwet sayesinde o hesabı takip eden binlerce kişiden de tweetinizi retweet eden mutlaka olacaktır.

 

2. Kısa Linkler Kullanın

 

Lİnk içeren tweetlerin daha çok retweet edildiği çoğu araştırmada ortaya çıkan bir sonuç. Ancak benim incelemem de şöyle bir durum var: linkleri kısaltarak tweetin sonuna eklediğimde hem tıklanma, hem de retweet edilme oranı artıyor. İnsanlara bilgi, belge, haber veren web sayfalarının linklerini kısaltarak paylaşırsanız daha çok retweet edilecektir.

 

3. Siz De Retweet Edin

 

Tweeterinizin retweet edilmesini istiyorsunu ama siz bunu ne kadar yapıyorsunuz? Özellikle karşılıklı takipleşmenin olduğu hesapların tweetlerini retweet ettiğinizde onlar da iade i retweet yapacaktır. Bunun altında yatan şeyin psikolojik olduğu tahmin ediyorsunuz sanırım.

 

4. Hashtag Kullanın

 

Twitter’ın sembolü olan hashtagler her faaliyette olduğu gibi retweet almakta da çok işe yarıyor. Tweetinizin ilgli kullanıcılar tarafından farkedilip retweet edilmesi için 3 taneyi geçmeyecek şekilde hashtag eklemenizi öneririm.

 

5. İsteyenin Bir Yüzü…

 

Bazı tweetlerimin başına veya sonuna “RT Lütfen!” şeklinde bir call to action eklemişim. Ve yardımsever bazı takipçilerim bu çağrıma kulak verip retweet etmişler. Daha fazla retweet almak için belki en ilkel yöntem işe yarıyor :)

 

6. Tweet Uzunluğunu Optimize Edin

 

Çok kısa ce çok uzun tweetler pek sevilmiyor ya da dikkat çekmiyor sanırım. Hem dijital analiz şirketleriin araştırmalarından, hem de benim gözlemlerimden yola çıkarak ideal tweet uzuynluğunun 71-100 karakter arası olduğunu söyleyebilirim. Bu uzunluktaki tweetlerin retweet edilme şansı daha yüksek.

 

7. Zaman Ayarlı Tweetler Gönderin

 

Ben de olduğu gibi sizde de farklı yaşam tarzındanve meslek grubundan takiçiler mutlaka vardır. Her kesmin farklı onkline gün ve saati olabilir. Dolayısıyla tweetlerinizi farklı gün saat dilimlerine programlayarak gönderirseniz retweet edilme ihimali artar.

 

8. Görsel Kullanın

 

Yapılan araştırmalar görsel kullanılan tweetlerin, kullanılmayanlara göre 2 kat daha fazla retweet edildiğini tespit etmiş. Gerçekten de görsel eklediğim tweetler daha çok kullanıcı tarafından retweet edilmiş.

 

9. TT Listesine Göz Atın

 

TT listesindeki hashtagleri kullanarak attığınız tweetler, o hashtagin gündeme kalmasını isteyen kullanıcılar tarafından bol bol retweet edilir, favorilere eklenir. Gündemdeki hastagleri kullanarak, sizi takip etmeyen kullanıcılar tarafından bile retweet edilirsiniz.

 

10. Twitter Hakkında Tweetleyin

 

Twitter hakkında gönderdiğim tweetler de bol bol retweet alıyor. Bazen bir eleştiri, bazen bir ipucu, bazen bir yenilik. Twitter’da aktif olarak yer alan insanlst Twitter hakkındaki teetleri retweet etmeyi seviyorlar.

18 Nisan 2014 Cuma

Blogunuza Karşı Monoton Olmayın

Bu yazı, Emrah Kara tarafından Blog Hocam için yazılmıştır.


Dünya genelinde ortalama her gün 5 milyon blog yazıldığını varsayalım. Bu rakamı dünya nüfusuna oranlarsak ortalama her 1400 kişiden birinin blog yazdığı sonucuna ulaşırız. Global düşünüldüğünde hakikaten müthiş bir rakam ve blog sitelerin daha da yaygınlaşarak arttığını düşünürsek ilerleyen zamanlarda bu verinin çok daha azalacağını düşünebiliriz.

Bu küçük beyin jimnastiğinden sonra asıl konumuza dönelim. Biz blog yazarlarının artık daha detaycı ve dikkatli olma zamanımız geldi. Çünkü yazar kadar okuyucu da önemli bir etken. Şimdi kısaca yazar ve okur ilişkisine değinmek istiyorum.

 

SONY DSC

 

1. Hep kendinizi düşünmeyin

 

Blog tutan insanlarda gereksiz hırslar, para kazanma arzusu ve popüler olma tutkusu olduğu müddetçe kaliteden bahsetmek söz konusu değildir. Çoğumuzda bu hatayı yapıyoruz. Bizim blog yazarları olarak öncelikli hedefimiz ziyaretçilerimizin yazılarımızı okuması olmalıdır, okuyucunun dikkatini dağıtarak onlara reklamları tıklatmak değil. Tabi ki reklam ya da reklamlar yayınlayacağız ama öncelikli hedefimiz bunlar olmamalıdır.

 

2. Yazılarınızda bir ana fikir olsun

 

Ben her hangi bir sosyal medya aracını belirli bir hedefe istinaden kullanıyorum. Örneğin; Whatsapp’ı telefon rehberimde bu programı kullanan birileri varsa kullanırım. Eğer yoksa cihazıma yüklemem. Eminim siz de öyle yaparsınız. Demek istiyorum ki, yazılan yazı sadece yazıdan ibaret olmamalı, okuyucuya aradığını sunup okuduğunu anlatabilmelidir. Sırf siteye ziyaretçi çekmek için hedefsiz ve ana fikirsiz yazı yazılmamalıdır. Tabi ki bu kaliteyi olmakla paralel bir durum.

 

3. Sürekli aynı konulardan bahsedilmemeli

 

Takip ettiğim ve kaliteli bulduğum bir kaç tane blog var. Bunlarında dışındaki bloglar genelde günlerde tek bir konu üzerinde yoğunlaşıyorlar. 7 temel kategoriden oluşan bir blog sitesinin haftanın 7 günü sadece teknoloji üzerine yazılar yazması bana çok mantıklı gelmiyor. Her gün bir adet farklı kategoride yazılar yazılması blog açısından çok daha işlevsel olacaktır.

 

4. Hit almak mı yoksa kaliteli ziyaretçi kitlesi mi?

 

Öncelikle bu konuya karar verilmeli. Bir blogun çizgisi olmalıdır. Bazen 3 satır yazı yazarsınız ve bu yazınızı 3 bin kişi okur, bazen de farklı bir yazınızı sadece 200 kişi okur. Burada temel etken yazdığınız yazının amacının ne olduğu ile alakalıdır. Bilgi ve deneyimlerinizi, yaşam tarzınızı ve kaleminizdeki kişiselliğinizi yazınıza aktarabiliyorsanız sizin için yazınızı kaç kişinin okuduğunun bir önemi yoktur. Ben, blogumu ziyaret eden kitlenin belirli bir seviyede olmasını isterim. Zaten süreklilik de bu mantalite ile kazanılır.

 

5. Blogunuzu özel kılın

 

Kendinizi bir an için ziyaretçi olarak düşünün ve rastgele bir konu araştırın. Çeşitli siteleri ziyaret edin. Aradığınızı bulma yolunda bıkmadan ilerleyin. Gerçekten de sitelerdeki o bıktırıcı temalardan, yavaşlıklıklardan ve reklamlardan tiksineceksiniz. İşte blogunuzu diğerlerinden ayıracak en önemli 3 özel nokta. Bunlara dikkat edildiğinde geriye sadece yazıların kalite değeri kalır.

 

Sonuç olarak, kalite her zaman ayrıntılarda gizlidir. Her ayrıntı önemsenmeli. Çünkü önemsenen ayrıntılar sizin kalitenizi ortaya koyar ve çizginiz herkes tarafından beğenilebilir.

 

Herkese sevgilerimle.

 

Yazar Hakkında: Emrah Kara uzun zamandır blog yazarlığı yapmaktadır. Şu anda çeşitli konularda yazdığı yazıları sahibi olduğu emrahkara.com.tr internet adresinde yayınlamaktadır.

 

Blog: www.emrahkara.com.tr

Mail: mail[at]emrahkara.com.tr

16 Nisan 2014 Çarşamba

Yaratıcı Yazı Fikirleri

Blog yazarlarının ortak sorunlarından biri yaratıcı yazı fikirleri bulmak. Blogunuzun konusu ne olursa olsun okuyucularınıza sürekli yeni içerikler sunmalısınız. Bunun için de yaratıcılığınızı tetikleyecek şeylere yönelerek orijinal yazı fikirleri üretmelisiniz.

Kendimden birkaç örnek vermek istiyorum. Blog yazarlığı ile ilgili konular belli bir yerden sonra tükeniyor. Sektörde yeni gelişmeler olacak ki ben de bunları sizlerle paylaşacağım. Bu süreçte öyle şeyler yazmalıyım ki hem kendimi tekrarlamamalı, hem de okuyucunun bloga ilgisini devam ettirmeliyim.

 

Bu noktada bilgisayar başından kalktım, çevreme biraz baktım ve etrafımda gördüklerimden ne gibi yazı fikirleri çıkarabilirim diye düşündüm. Bakın oraya hangi sonuçlar çıktı:

 

- Sosyal hayatımdaki kız-erkek ilişkilerini gözlemledim ve bloglarla kız arkadaşlar arasındaki benzerlikleri yazdım.

- Ailemle vakit geçirirken 5 aylık yeğenimin yaşını başını almış bloggerlara ders verebileceğini düşündüm ve yadım.

- Okuduğum bir kitaptan etkilenerek yapmanız gereken tek şeyin başlamak olduğunu yazdım.

 

- TV’de izlediğim bir söyleşiden etkilenerek Nevzat Aydın’ın başarısından çıkardığım notları sizinle paylaştım.

 

Gördüğünüz gibi kafamızı bilgisayardan kaldırıp etrafımıza baktığımıza orijinal, ilgi çekici ve eğlenceli yazı fikirleri bulabiliyoruz. Özellikle televizyon bu konuda bence harika bir kaynak. Her türlü program, film, dizi vs yayınlandığı için bunlardan güzel yazı fikirleri çıkarabiliriz.

 

Son zamanlarda izlemeye başladığım biri dizi buna çok güzel bir örnek. Dizinin ismi Not Defteri. Çarşamba akşamları saat 20:30’da Fox TV’de yayınlanıyor. İlk bölümünü eşim izlerken denk geldim ve ben de izlemeye başladım. Diziyi izleme amacım yeni yazı fikirleri üretebilmekti. Gerçekten de diziyi izlerken daha önce hiç aklıma gelmeyen yeni konular buldum ve ilerleyen zamanlarda blogda paylaşmak için notumu aldım.

 

not-defteri

http://www.fox.com.tr/Not-Defteri


Açıkçası amacıma ulaşıp yazı fikirleri üretmiştim ama dizi bittiğinde “acaba sonraki bölümde ne olacak?” diye de aklımda kalmıştı :) Ertesi hafta çarşamba günü saat 20:30’da kendimi TV’nin karşısında “Not Defteri”nin başlamasını beklerken bulunca anladım ki be de bir dizi izleyicisi olmuşum :)

 

Not Defteri’ni izlerken hangi yazı fikirlerini bulduğumu merak edenler için hemen bilgi vereyim.

 

- Bir öğrenci neden blog yazmalı?

- Öğretmenler için blog yazmanın önemi

- “Blogculuk” diye bir ders olsa nasıl olurdu?

 

Söz Sizde

 

Not Defteri gerçekten heyecanlı ve insanı TV başına çekeb bir dizi. Eminim blogunuzun konusu ne olursa olsun siz de dizi izlerken okuyucularınızın hoşuna gidecek pek çok yazı fikri bulabilirsiniz. Eğer fırsatınız olursa çarşamba akşamı siz de “Not Defteri”ni izleyin ve bulduğunuz yazı fikirlerini buradan veya kendi blogunudan paylaşın. Bakalım ne kadar yaratıcı bir blog yazarısınız :)

Yüksek Kaliteli Fotoğrafları Ücretsiz İndirebileceğiniz 15 Harika Kaynak

Bloggerlar, freelancerlar, web sitesi sahipleri ,içerik üreticliler vs hepimiz yazılarımızda ve blogumuzun muhtelif yerlerinde görsellerden faydalanayoruz. Kullandığımız bu görsellerin kalitesi ve çözünürlüğü kadar, lisans sorunu da olmaması gerekiyor. Tüm bu beklentileri karşılayacak fotoğraf sitelerini araştırdım ve en güzel 15 kaynağı bir araya getirdim.

 

1. Little Visuals

 

little visuals

 

Bu site sadece yüksek kaliteli fotoğrafların paylaşıldığı bir blog sitesi. Blogda paylaşılan her fotoğğrafın altında altında o fotoğrafla ilgili etiketler yer alıyor. Sol üstte yer alan yeşil butona bastığınızda arama kutusunun da yer aldığı bir panel açılacak. Buradan istediğiniz ingilizce kelimeyi girerek hızlı arma yapabilrsiniz. Ayrıca Little Visuals sitesine üye olduğunuzda, 7 adet yüksek kaliteli fotoğraftan oluşan zipli bir dosya her hafta e-mail adresinize gönderliyor.

 

2. Unsplash

 

unsplash

 

Bu site de aynı Little Visuals gibi yüksek kaliteli fotoğrafların paylaşıldığı bir tumblr blogu. Unsplash’e üye olduğunuzda mail adresinize her 10 günde bir 10 adet kaliteli fotoğraf gönderilir.

 

3. New Old Stock

 

new old stock

 

Cole Townsend isimli vatandaşın sitesi de aynı Unsplash gibi yüksek kaliteli fotoğrafların paylaşıldığı bir Tumblr blogu. Fakat New Old Stock’u farklı kılan şey paylaşılan fotoğrafların vintage fotoğraflar olması.

 

4. Picjumbo

 

picjumbo

 

Yüksek çözünürlükte, yüksek kaliteli fotoğrafları ücretsiz olarak indirebileceğiniz bir blog olan Picjumbo’da her gün yeni bir fotoğraf paylaşılmaktadır. Fotoğrafların kategorilere ayrılması, istediğiniz konudaki fotoğraflara daha kolay ulaşmanızı sağlıyor.

 

5. Gratisography

 

gratisography

 

Profesyonel bir fotoğraf sanatçısı olan Ryan McGuire, her hafta yeni fotoğraflar ekleyerek kullanıcıların ücretsiz olarak indirmesine imkan sağlıyor. Yeni bir site olduğu için arşivi çok geniş olmasa da eklenen fotoğrafların kalitesi, şimdiden Gratisography’yi harika bir stock fotoğraf kaynağı yapmış bile.

 

6. Free Refe Mobile Photos

 

refe

 

Mobil fotoğrafların ticaretinin yapıldığı Refe isimli sitenin, ücretsiz mobil fotoğraflar yayınladığı Tumblr blogu. Bu blogda paylaşılan fotoğraflar genellikle manzara ve yaşamdan fotoğraflar.

 

7. IM Free

 

im free

 

IM Cretator isimli ücretsiz site oluşturma servisinin bir hizmeti olan IM Free’de koleksiyonlara ayrılarak kategorizeedilmiş ücretsiz ve yüksek kaliteli fotoğrafları bilgisayarınıza indirebiliyorsunuz.

 

8. The Open Photo Project

 

open photo project

 

Açık dizin projesi olan DMOZ gibi kalite standartlarına uyan foroğrafların gönüllü editörler tarafından uygun kategorilere eklenmesiyle oluşan bir fotopraf dizini. Yüzlerce kategoriden istediğiniz resmi bulup ücretsiz indirebiliyorsunuz.

 

9. Imagebase

 

imagebase

 

Sitenin sahibi olan profesyonel fotoğrafçı David Niblack, genellikle kendi çektiği foroğrafları insanların ücretsiz olarak kullannmasına imkan sağlıyor. Doğa, insan, nesne, şehir gibi kategorilere ayrılmış sitede yer alan PowerPoint sunum arkaplanlarını a incelemenizi öneririm.

 

10.  Wikimedia Commons

 

wikimedia

 

Çok geniş bir veri tabanına sahip olan bu sitede 15 milyondan fazla fotoğraf, video ve ses dosyası var. Detaylı kategpri ve filtreleme sistemi sayesinde aradığınız görsel konusuna kolayca ulaşabiliyorsunuz.

 

11. Flickr: Creative Commons

 

flickr-cc

 

Dünyanın en büyük fotoğraf paylaşım sitesi olan Flickr’ın CC sayfasında fotoğraflar lisans şartlarına göre ayrılmıştır. Böylece kullanım amacınıza göre istediğiniz lisansa sahip kategorinden fotoğrafları ücretsiz indirebilirsiniz.

 

12. KaboomPics

 

kaboompics

 

Karolina isimli Polonyalı bir web tasarımcı tarafından oluşturulan bu sitede bloggerlar ve web sitesi sahipleri için yüksek kaliteli fotoğraflar var.

 

13. FreePhotoDb

 

freephotodb

 

Henüz yeni bir site olduğu için çok geniş bir arşive sahip olmasa da fotoğrafların kalitesi harika. Filtreleme özelliği sayesinde istediğiniz konuda fotoğrafa kolayca ulaşabiliyorsunuz.

 

14. SplitShire

 

splitshire

 

Daniel Nanescu isimli fotoğrafçı ve grafiker vatandaş, projelerinde kullanmak için çektiği fotoğrfları bu sitede paylaşıyor. Hepsi yüksek kaliteli ve ücretsiz.

 

15. Superfamous

 

superfamous

 

Genellikle doğadan fotoğrafların paylaşıldığı bu sitede yüksek kalitede ve çok ilginç kareler göreceksiniz. Blogunuzda kullanmasanız bile ilginizi çekebilir.

 

 

Creative Commons Nedir?

 

Yukarıdaki siteleri incelediğinizde çeşitli yerlerde Creative Commons şeklinde bir lisanala karşılaşacakınız. Bununla ilgili kısaca bilgi vermek istiyorum.

 

Creative Commons, sanatçı ve eser sahiplerinin, yasanın kendilerine tanıdığı kimi hakları kamuyla paylaşabilmelerine imkân veren, özel olarak hazırlanmış telif lisansı sözleşmeleri öneren bir organizasyondur.

 

Creative Commons lisanları, eser sahibinin isteğine göre 6 farklı şekilde kullanılabilir. Bu Creative Commons lisans türlerini özetlemek gerekirse;

 

Bu lisansa sahip eseri kopyalayabilirsiniz, üzerinde değişiklik yapıp yenisini üretebilirsiniz, ticari amaçla kullanabilirsiniz. Sağlanması gereken tek şart, eserin tüm kopyalarında eserin ilk sahibinin belirtilmesidir.
 
Bu lisansa sahip eseri kopyalayabilirsiniz, üzerinde değişiklik yapıp yenisini üretebilirsiniz, ticari amaçla kullanabilirsiniz. Sağlanması gereken iki şart var. İlki, eserin tüm kopyalarında eserin ilk sahibinin belirtilmesi. İkincisi, eserin tüm kopyalarında veya eserden üretilmiş yeni eserlerde de aynı veya benzer lisansın kullanılmaya devam edilmesi.
 
Bu lisansa sahip eseri kopyalayabilir ve ticari amaçla kullanabilirsiniz. Sağlanması gereken iki şart var. İlki, eserin tüm kopyalarında eserin ilk sahibinin belirtilmesi. İkincisi, esere dokunulmaması ve özgün halinin korunması.
 
Bu lisansa sahip eseri kopyalayabilir ve üzerinde değişiklik yapıp yenisini üretebilirsiniz. Sağlanması gereken iki şart var. İlki, eserin tüm kopyalarında eserin ilk sahibinin belirtilmesi. İkincisi, eserin hiçbir kopyası veya eserden üretilmiş yeni eserlerin hiçbirisinin ticari ortamda kullanılmaması.
  
Bu lisansa sahip eseri kopyalayabilirsiniz, üzerinde değişiklik yapıp yenisini üretebilirsiniz. Sağlanması gereken üç şart var. İlki, eserin tüm kopyalarında eserin ilk sahibinin belirtilmesi. İkincisi, eserin hiçbir kopyası veya eserden üretilmiş yeni eserlerin hiçbirisinin ticari ortamda kullanılmaması. Üçüncüsü, eserin tüm kopyalarında veya eserden üretilmiş yeni eserlerde de aynı veya benzer lisansın kullanılmaya devam edilmesi.
  
Bu lisansa sahip eseri kopyalayabilirsiniz. Sağlanması gereken üç şart var. İlki, eserin tüm kopyalarında eserin ilk sahibinin belirtilmesi. İkincisi, eserin hiçbir kopyası veya eserden üretilmiş yeni eserlerin hiçbirisinin ticari ortamda kullanılmaması. Üçüncüsü, esere dokunulmaması ve özgünlüğünün korunması.

 

Fotoğrafları Blogunuzda Kullanırken Sorun Yaşamamak İçin

 

Creative Commons lisanları Türkiye’de pek yaygın kullanılması da El Cezire, Google, Beyaz Saray gibi kurumların internet sitelerinde paylaştıkları fotoğrafları Creative Commons lisanları ile koruma altına alıyor. Eğer kullandığınız bir görsel yüzünden başınızın ağrınasını istemiyorsanız telif haklarına dikkat etmenizi öneririm. Çoğumuz ihmal etsek de blog yazılarımıza bir görsel eklediğmizde görsel altına sahibinin ismini ve sitesini eklemek en doğru olanı.

Size (ve kendime) önerim yukarıdaki kaynaklardan veya başka bir siteden blogunuza görsel eklediğinidze görselin altına ya da yazının sonuna “görsel kaynak:http://….” şeklinde bir not düşmeniz.

14 Nisan 2014 Pazartesi

3 Adımda Twitter’da Hedef Takipçi

Dünya’da şuan en aktif ve en popüler sosyal ağın Twittter olduğunu söylemek yanlış olmaz sanırım. Her yaştan, her sosyal statüden, her meslek grubundan kullanıcısı olan Twitter, blogularınızı ve blog yazılarınızı insanlara tanıtmak için eşsiz br mecra. Fakat bu iş göründüğü kadar kolay değil ne yazık ki.

 

Twitter’dan trafik yani hit kazanmak için öncelikle çok sayıda takipçiniz olması gerekir. Daha da önemlisi takipçilerinizin gerçekten blogunuzun konusuyla ilgili kişilerden oluşması gerekiyor. Takipçi satın alarak veya karşılık takipleşme etkinliklerine katılarak onbinlerce takipçi sayısına ulaşsanız bile tıklanma oranları çok düşük olacağı için size dönüşü olmayacaktır.

 

Uzun lafın kısası Twitter’da blogunuzun konusuyla ilglenen takipçi sayınız ne kadar çok olursa Twitter kaynaklı trafiğiniz de o kadar fazla olacaktır. Bunun için çeşitli yöntemler var elbette. Bu yazımda da Twitter’da nitelikli takipçi sayınızı arttırmanın denenmiş, onaylanmış yöntemlerinden birini anlatacağım.

 

1. Adım: Tespit

 

Öncelikle blogunuzun konusuyla ilgili top blogları tespit etmelisiniz. Zaten blog yazdığınız konu, ilgi duyduğunuz konu olduğu için o konudaki popüler ve top blogları muhtemelen biliyorsunuzdur. Esasında sadece blog olmak zorunda da değil. Blogunuzun konusuyla ilgili yazılmış ve Twitter’da çok sayıda paylaşılmış bir yazıyı da bulabilirsiniz.

 

2. adıma geçmeden neden bu popüler blogları ve yazıları tespit ettiğimizden kısaca bahsedeyim. Blogunuzun konusuyla ilgili popüler bloglardaki yazılar büyük ihtimalle onlarca hatta yüzlerce kez tweetlenmiştir. Yani bu yazıları tweetleyenler sizin hedef kitlenizdir. Bu popüler bloglar sayesinde Twitter’daki hedef kitlenize çok kolay bir şekilde ulaşabileceksiniz.

 

2. Adım: Erişim

 

Blogunuzun konusuyla ilgili popüler bir blogda, çok sayıda kişi tarafından tweetlenmiş bir yazı bulduktan sonra sıra o yazıyı tweetleyen kişilere ulaşmaya geldi. Bu kişiler sizin için çok önemlidir çünkü blogunuzun konusuyla ilgilidirler. Bundan sonraki amacınız o kişilern sizi takip etmesini sağlamak olacak ama önce bu kişileri nasıl görebileceğinizi göstermek istiyorum.

 

tweetleyenler

 

Örnekte gösterdiğim gibi Twitter’daki paylşım sayısını gösteren kutucuğa tıkladığınızda yazıyı Twitter’da paylaşanların listesi karşınıza çıkacaktır.

 

3. Adım: İletişim

 

Artık blogunuzun konusuyla ilgili Twitter kullanıcılarının listesi karşınızda. Tabi bu liste sadece 1 yazı için geçerli. Bu yöntemi yüzlerce yazı için uyguladığınızda liste epey kabarık olacaktır.

 

twitter-hedef-kitle

 

Artık hedefiniz bu kullanıcılarla iletişime geçmek ve sizi takip etmelerini sağlamak. Diğer bir deyişle dikkatlerini çekmek. Bunun da iki yolu var.

 

- Takip Etmek: Hedeflediğiniz bu kullanıcıları Twitter’da takip etmeye başladığınızda onnlara bir bildirim gidecek ve sizin takip etmeye başladığınız bildirilecektir. O kişi sizi merak edip profilinize baktığında ilgi duyduğu konuda tweetler attığınızı, linkler paylaştığınızı görecek ve büyük ihtimalle sizi takip etmeye başlayacaktır.

 

- Mention: Hedef kullanıcılarla iletişim kurmanın bir yolu da tweetlerinizde o kişiyi mentionlamak yani tweetinizin başına ya da sonuna @bloghocam şeklinde kullanıcı adını yazmaktır. Bu durumda da kendisine bir bildirim gidecek ve merak edip profilinize baktığında yine büyük ihtimalle sizi takip etmeye başlayacaktır.

 

Sonuç Ve Hatırlatmalar

 

3 adımı başarıyla tamamladıktan sonra yapmanız gereken şeyt bekleyip Twitter’daki takipçi sayınızın artışını beklemek olacak. Üstelik hepsi gerçek, ilgili ve bilinçli kullanıcı.

 

3 adımdan oluşan bu takipçi arttırma stratejisini uygulayacaklara başarı yüzdesini arttıracak bazı önemli hatırlatmalar yapmak istiyorum.

 

- Günlük limitlere dikkat edin! Aynı gün içerisinde çok sayıda kişiyi takip etmek Twitter hesabınızın askıya alınmasına yol açabilir.

 

- Aynı kullanıcıyı arka arkaya mentionlamayın. Bu durum bazen insanların sinirlerini bozabilir.

 

- Hedef kullanıcıları belirlerken tweet akışına mutlaka göz atın. En son tweeti ne zaman gönderdiğine bakın. Aktif kullanıcı değilse uğraşamaya değmez.

10 Nisan 2014 Perşembe

Başarılı Bir Dekorasyon Blogu: Yapı Dekoratif

Google+ veya e-mail üzerinden sohbet ettiğim arkadaşlar bilirler bir süredir restoran projesinde çalıştığımı bilirler. Son zamanlarda mevcut işimin dışında restoranın dekorasyon, peyzaj ve tadilat işleriyle uğraştığımdan dolayı Blog Hocam’a pek vakit ayıramadığımı fark etmişsinizdir. Üzgünüm ama büyük ihtimalle restorandaki düzeni kurana kadar bu yoğunluğum devam edecek. Dolayısıyla eskisi kadar aktif bir Blog Hocam göremeyebilirsiniz. Bu konuyla ilgili detaylı bir bilgilendirme yazısı ilerleyen günlerde yayınlayacağım için esas konumuza dönmek istiyorum.

 

Restoranın dekorasyon işleri için iç mimar arkadaşlarımdan yardım alsam da her şeyi onların eline vermek pek doğru gelmedi bana. Bu yüzden hem iç, hem de bahçe dekorasyonu için sürekli araştırmalar yaptım, makaleler okudum, ve tabi ki bloglar takip ettim. Bu yazıda da Türkçe yazılmış en iyi dekorasyon bloglarından biri olan Yapı Dekoratif isimli siteden bahsedeceğim.

 

dekorasyon-blog

 

Yapı Dekoratif: Başarılı Bir Dekorasyon Blogu

 

Haziran 2012’de yayın hayatına başlayan Yapı Dekoratif, dekorasyon ve yapı sektöründeki faydalı bilgileri bizlerle paylaşan güncel ve oldukça aktif bir blog. Ev, ofis ve bahçe dekorasyonlarıyla ilgilenen blogger arkadaşlar, Yapı Dekoratif’i takip ederek alacakları hizmetin kalitesini arttıracakları gibi teknik konularda bilgi sahibi de olabilirler.

 

Dekorasyon ve yapı sektörü günümüzde çok önemli bir hale geldi. Evlenirken ev kurmak, iş hayatına girip ofis kurmak, belki küçük, bahçeli bir müstakil evde emekliliğini geçirmek… Bunlar çoğumuzun başından geçen ya da geçebilecek şeyler. Ben henüz emeklilik aşamasına gelmedim ama ilk iki evreyi tamamladım. Bu süreçte evinizi veya ofisinizi dekor ederken sizi en çok zorlayan şeylerden biri rekabetten doğan hizmet ve ürün çeşitliliği. Bu kadar çeşitlilik arasında hem zevke uygun, hem de kaliteli olan ürün veya hizmetin seçilmesi önem teşkil ediyor. İşte bu yüzden yapı & dekorasyon bloglarını takip etmek önemli. Türikiye’de ki en başarılı ve güncel yapı & dekorasyon bloglarından biri Yapı Dekoratif olduğu için, takibe buradan başlayabilirsiniz :)

7 Nisan 2014 Pazartesi

Blogger Başlık Etiketleri

Heading yani başlık etiketleri blog içeriğinizin hangi konuda olduğunu arama motorlarına belirten temel HTML etiketleridir. Toplam 6 adet başlık etiketi vardır ve önem derecesine göre H1’den H6’ya kadar gider.

 

Blogger’da ise önem sırasına göre başlık etiketlerini şu şekilde kullanmanızı öneririm:

 

<h1> Blog Başlığı </h1>

 

Bunun için ekstra bir ayar veya kodlama yapmanıza gerek yok. Blogger kumanda panelinde Ayarlar > Temel > Başlık bölümne yazdığınız blog başlığı h1 olacak şekilde kodlanmıştır.

 

<h2> Yazı Başlığı </h2>

 

Blogger’ın standart şablonlarında yazı başlıkları h3 olacak şekilde kodlanmıştır fakat blog başlığından sonra en önemli öğe yazı başlığı olduğu için bunun h2 etiketiyle belirtilmesi daha doğru olacaktır.

 

Blogger kumanda panelinde Şablon > HTML’yi düzenle dedikten sonra Ctrl + F tuş kombinasyonunu kullanarak arama kutusunu açın ve buraya h3 yazın. Bulduğunuz tüm <h3> ve </h3> etiketlerini <h2> ve </h2> etketleriyle değiştirin.

 

<h3> Ara Başlıklar </h3>

 

Uzun bir yazınız olduğunu ve bu yazıın bazı bölümlerini ara başlıklar kullanarak belirttiğinizi düşnelim. İşte bu ara başlıkları h3 etiketiyle göstermek uyun olacaktır. Bunun için Blogger’da yayın oluştururken kullandığınız yazı editöründeki birinci Alt başlığı seçmeniz yetrlidir. Alt başlığı seçtikten sonra yazınızın HTML bölümünden h3 etiketinin eklendiğini görebilirsiniz.

 

blogger h etiketleri

 

<h4> Alt Başlıklar </h4>

 

Ara Başlıkları da kendi aralarında alt başlıklara ayırdığınızı düşünelim. Bu durumda alt başlıklarda h4 etiketi kullanmak uygundur. Bunun için Blogger’da yayın oluştururken kullandığınız yazı editöründeki ikinci Alt başlığı seçmeniz yetrlidir. Alt başlığı seçtikten sonra yazınızın HTML bölümünden h3 etiketinin eklendiğini görebilirsiniz.

 

blogger-headings

 

Bunlar dışında h5 ve h6 etiketini kullanmanıza gerek yok.

 

H Etiketlerini Düzenleme

 

Yazılarnızda H etiketlerini kullanmak, arama motoru optimizasyonunun olmazsa olmazlarındandır. Adeta arram motorlarına yazının konusunu ve özetini bildirir. Ancak bu başlık etiketlerini kullandığnızda, başlıklarınızın  renk ve boyutu değiştiğinden görsellik açısından sıkıntı olabilir. Ancak bunu düzeltmenin de bir yolu var elbette.

 

Blogger kumanda panelinde Şablon > HTML’yi düzenle dedikten sonra ]]></b:skin> kodnu bulun ve üzerinde bir yere aşağıdaki kodları ekleyin.

 

.post h3{
color:#000;
font-size: 12px;
}

 

.post h4{
color:#000;
font-size: 10px;
}

 

Ben sadece renk ve boyut kadlarnı yazdım ama parantez içine istediğiniz CSS özelliklerini ekleyebilirsiniz.

 

Kafanıza takılan bir yer veya konuyla ilgili bir sorunuz varsa yorum bölümünden sorabilirsiniz. Eğer bu yazıyı faydalı bulduysanız ütfen aşağıdaki paylaşım butonlarını kullanarak paylaşın.

2 Nisan 2014 Çarşamba

“Ne dediler?” Sayfamı Nasıl Oluşturdum?

Bildiğiniz gibi uzun süredir Blog Hocam’da “Ne dediler?” isimli bir sayfa var. Blog Hocam hakkında çeşitli bloglarda yazılan yazıları bir araya getirmek için oluşturmuştum bu sayfayı. Aslında pek çok sitede ve blogda benzer testimonials bölümleri mevcut. Ancak benim bu sayfada kullandığım tasarım ve kodlama beğenilmiş olacak ki nasıl yapıldığıyla ilgili mesajlar aldım. Mesaj gönderen kişilere tek tek anlatmak yerine blogda herkesle paylaşmak daha mantıklı olacak sanırım.

 

ne dediler sayfası

 

1. Adım: Stil kodları

 

İlk olarak stil kodlarını eklemenizi önereceğim. HTML kodlarını ekleyip önizleme yaparken ihtiyacınız olacak.

 

Bunun için Blogger kumanda panelinde Şablon > HTML’yi düzenle yolunu takip ettikten sonra Ctrl + F tuş kombinasyonunun yardmıyla ]]></b:skin> kodunu bulun. Bu kodun üzerinde bir yere aşağıdaki stil kodlarını ekleyin.

 

#testimonials{
    width: 500px;
    margin: 0 auto;}

#testimonials h2 {
    color:#F1921A;
    font:26px Georgia, serif;
    text-shadow:-1px -1px 0 rgba(255,255,255,0.25);}
#testimonials li {
    border-top:3px solid rgba(0,0,0,0.2);
    clear:both;
    padding:40px 0;
list-style: none;}
#testimonials li img {
    border:5px solid transparent;
    float:left;
    -moz-box-shadow:0 0 10px #333;
    -webkit-box-shadow:0 0 10px #333;
    box-shadow:0 0 10px #333;
    -moz-transform:rotate(-5deg);
    -o-transform:rotate(-5deg);
    -webkit-transform:rotate(-5deg);
    transform:rotate(-5deg);
    margin:0 20px 0 0;}
#testimonials li:nth-child(2n) img {
    float:right;
    -moz-transform:rotate(5deg);
    -o-transform:rotate(5deg);
    -webkit-transform:rotate(5deg);
    transform:rotate(5deg);
    margin:0 0 0 20px;}
#testimonials p {padding:0 0 20px;}
#testimonials li:first-child {border:none;}
#testimonials div {overflow:hidden;}

 

2. Adım: HTML kodları

 

Stil kodlarını ekleyip şablonu kaydettikten sonra sıra HTML kodlarına geldi. Bunun için Blogger kumanda panelinde Sayfalar > Yeni sayfa yolunu takip ettikten sonra sayfa başlığı olarak “Ne dediler, Referanslar, İnternettebiz” gibi başlıklardan birini yazdıktan sonra sayfanın HTML bölümüne aşağıdaki kodları ekleyebilirsiniz.

 

<ul id="testimonials">
<li>
  <img alt="" src=”http://avatar.png” />
  <h2>Blog Başlığı</h2>
<div>
…. İçerik …. 
<br /><br />
<div style="text-align: right;">
<a href=”http://yazı.html” rel="nofollow" target="_blank">Nerede dedi?</a></div>
</div>
</li>

<li>
<img alt="" src=”http://avatar.png” />
<h2>Blog Başlığı</h2>
<div>
…. İçerik ….

<br /><br />
<a href="http://yazı.html" rel="nofollow" target="_blank">Nerede dedi?</a></div>
</li>

</ul>

 

Sayfayı kaydetmeden önce önizleme yapıphata olup olmadığını konrtol edin. Eğer bir problem yoksa kaydedebilirsiniz.

 

Sayfaya yeni öğe eklemek

 

- <li> ile başlayıp </li> ile biten her bölüm yenibir öğeye ait kod parçasıdır. Burada dikkat etmeniz en önemli şey ekleyeceğiniz öğenin kodlarını </ul> satırının üstüne yapıştırılmasıdır.

 

- “Nerede dedi?” linkini sağa yaslamak için <div style="text-align: right;">  komutunu kullandığımı fark etmişsinizdir. Sola yaslamak için herhangi bir komut eklmenize gerek yok.

 

- http://avatar.png yazan yere ilgili blogun 90x90 boyutundaki avatar veya profil resminin urlsini yazmalısınız. Avatarı hızlıresim, picasa, dropbox, photobucket gibi servislere upload ettikten sonra urlsini alabilirsiniz.

 

- Blog Başlığı yazan yere ilgili blogun ismini yazacaksınız. Başlık renklerini BH’ye uygun olması için turuncu yapmıştım. Değiştirmek isterseniz color:#F1921A yerine istediğiniz renk kodunu yazabilirsiniz.

 

- İçerik yazan yere ilgili blogda hakkınızda neler yazıldığını ekleyeceksiniz.

 

- http://yazı.html yazan yere ilgili blogda sizden bahsedilen yazının urlsini yazacaksınız.

 

Kafanıza takılan bir yer olursa yorum bölümünden sorabilirsiniz. Ayrıca Blog Hocam’dan bahsettiğiniz bir yazınız varsa linkini 90x90 boyutlarında bir profil resmi veya avatarla bana gönderirseniz “Ne dediler?” sayfasına koymak isterim.